
Hiçbir şey geriye kalmayacak bizden. Kocaman bir evrende, minicik , ihmal edilebilir bir noktayız. O noktayı evrenimiz sayarak düştüğümüz devasa yanılgıda debeleniyoruz. Nasıl da mühimiz kendi gözümüzde. Bu yüzden, “çok önemli” (!) varlığımızdan geriye bir şeyler kalsın çabamız sürüyor, sanat, bilim, mimari, edebiyat, haydi hiç birini beceremedik, çoluk çocuk torun torba… Oysa ne denli görkemli olursa olsun yaratılan şey, yeterli zaman geçince yok oluyor.
Stonehenge ayakta, Bizans surları, Ayasofya, Süleymaniye deyip saymaya başlayabilirsiniz. David, Mona Lisa hala muhteşem varlıklarını sürdürüyor diyebilirsiniz. Ne kadar daha sürecek ki?
Kozmik takvime baktığımızda bin-milyarlarca yaşındaki dünya üzerinde insanın varoluş süresi (hayal edebileceğimiz orana çevirirsek) yılda 5 gün kadar. Bu durumda, az önce bahsettiğim yüce eserler daha kaç gün yaşayacak ki? Yok olmuş binlerce örneği var tarih boyunca. Yani?
Yanisi şu; Hiçbir şey kalmayacak bizden. Kozmik oranlarda düşününce, hiçiz ve yok olacağız tümüyle. Çok sinir bozucu. Daha makul ölçeklerde kalmak lazım sanırım, kendimizi tamamen koyvermemek için.
Yoksa aslında yanılgı içinde değiliz, çok farkındayız ihmal edilebilir/önemsiz (insignificant) olduğumuzun da, bilinç altımızın Tanrı'yla yarışma dürtüsü mü “yaratma” kaygısı? Yazarak, çizerek, yoğurarak? Ya da doğurarak? Yazdığımız, çizdiğimiz, yoğurduğumuz, doğurduğumuz bizim eserimiz mi peki?
Kalmayacak hiçbir şey oysa. Boş adlar olmaya mahkumuz.
Kapsadığımız o minik yer ve kısa zamanı doldurmalı o vakit. Bir şeyleri geleceğe hediye etme kaygısıyla değil, zamanı “şimdi”ye hediye etme tutkusuyla. Yok olacak olmanın bilinciyle var olmanın tadını çıkararak. Kendimize koyduğumuz sınırları kaldırıp duvarları yıkarak.. Sev, gül, yaşa işte.. Dalga geç kendinle, dünyayla.
Çünkü çok komik hallerimiz.. Haince sırıtarak izliyor evren, biz aptal varlığımızla plan program yaparken. Lermontov'un dediği gibi; “ve etrafa dikkatli bakınca hayat; adeta bir şaka, boş ve aptalca...”
Komik hallerimiz... Ciddiye alışımız kendimizi... Debelenişimiz.. Kavgalarımız, gürültülerimiz, kaygılarımız, üzüntülerimiz.
Bir tek şey kalmayacak oysa...Hiç...
Stonehenge ayakta, Bizans surları, Ayasofya, Süleymaniye deyip saymaya başlayabilirsiniz. David, Mona Lisa hala muhteşem varlıklarını sürdürüyor diyebilirsiniz. Ne kadar daha sürecek ki?
Kozmik takvime baktığımızda bin-milyarlarca yaşındaki dünya üzerinde insanın varoluş süresi (hayal edebileceğimiz orana çevirirsek) yılda 5 gün kadar. Bu durumda, az önce bahsettiğim yüce eserler daha kaç gün yaşayacak ki? Yok olmuş binlerce örneği var tarih boyunca. Yani?
Yanisi şu; Hiçbir şey kalmayacak bizden. Kozmik oranlarda düşününce, hiçiz ve yok olacağız tümüyle. Çok sinir bozucu. Daha makul ölçeklerde kalmak lazım sanırım, kendimizi tamamen koyvermemek için.
Yoksa aslında yanılgı içinde değiliz, çok farkındayız ihmal edilebilir/önemsiz (insignificant) olduğumuzun da, bilinç altımızın Tanrı'yla yarışma dürtüsü mü “yaratma” kaygısı? Yazarak, çizerek, yoğurarak? Ya da doğurarak? Yazdığımız, çizdiğimiz, yoğurduğumuz, doğurduğumuz bizim eserimiz mi peki?
Kalmayacak hiçbir şey oysa. Boş adlar olmaya mahkumuz.
Kapsadığımız o minik yer ve kısa zamanı doldurmalı o vakit. Bir şeyleri geleceğe hediye etme kaygısıyla değil, zamanı “şimdi”ye hediye etme tutkusuyla. Yok olacak olmanın bilinciyle var olmanın tadını çıkararak. Kendimize koyduğumuz sınırları kaldırıp duvarları yıkarak.. Sev, gül, yaşa işte.. Dalga geç kendinle, dünyayla.
Çünkü çok komik hallerimiz.. Haince sırıtarak izliyor evren, biz aptal varlığımızla plan program yaparken. Lermontov'un dediği gibi; “ve etrafa dikkatli bakınca hayat; adeta bir şaka, boş ve aptalca...”
Komik hallerimiz... Ciddiye alışımız kendimizi... Debelenişimiz.. Kavgalarımız, gürültülerimiz, kaygılarımız, üzüntülerimiz.
Bir tek şey kalmayacak oysa...Hiç...

Kozmik takvime göre 185 gün yaşamışım ve taaa yaşımı bile doldurmamışım, peki bu kadar kısacık sürede nasıl bu kadar hatalar yapabilmişim? offfff offf. Nokta.
YanıtlaSil:-) çok yetenekliyiz bu konuda çok... daha yaşımızı doldurmamışsak öğrenceğimiz de ne çok şey var demek... yol uzun...
YanıtlaSilO zaman kozmoz bizle dalga geçeceğine biz onunla dalga geçelim ''var ol ol nereye kadar be kozmo insan bi sıkılmaz mı?
YanıtlaSil